koklerkitab@gmail.com
0535 574 22 26

    28.00
    35.00
    %20
    indirim
    Basım Tarihi:
    2016
    Sayfa Sayı:
    504
    Dil:
    Türkçe
    Tedarik Süresi :
    24 saat

    Çalışmamızda şer‘î illetin farklı tanım ve tasavvurlarından kaynaklanan usul-i fıkıh’taki ta‘lîl tartışmaları iki ana başlık altında ele alınmaktadır. Bunlardan biri, kavramsallaşma öncesi dönemde ta‘lîl. Diğeri kavramsallaşma sonrası dönemde ta‘lîl. İlk başlık altında sahâbe, tabiîn ve dört mezheb imamının hikmetle/ maslahatla ta‘lîl anlayışları ve bunlara ilişkin bazı uygulama ve örnekler irdelenmektedir. Diğer başlık altında ise asıl konumuzu oluşturan gâî-usûlî ta‘lîle ilişkin usulcüler tarafından benimsenen başlıca görüşler incelenmektedir. Çalışmamızda gâî-usûlî ta‘lîlin yanı sıra ilahî fiillerin kullara dönük maslahatları amaç edinip edinmediğini konu edinen kelâmî ta‘lîl de ele alınmaktadır. Kelâmî ta’lîle yer vermemizin temel nedeni, usûl-i fıkhın kelâm ilmine nisbetle fer‘î bir konumda bulunması ve usûlde ele alınan çoğu konuların temelde kelâmî konulara dayanmasıdır. Nitekim kelâm ilmi sübut bulmadan usûl-i fıkhın hatta diğer tüm İslâmî ilimlerin sübut bulması mümkün değildir. Usûl-fıkıh’ta kelâmî bir arka plana yaslanan konuların başında ise usûlî ta‘lîl meselesi gelmektedir. Zira kelâmda konu edinilen ilahî fiillerin kullara dönük maslahatlarla ta‘lîli bilinmeden bu fiillerin eseri olan ve usul-i fıkıh’ta incelenen şer‘î hükümlerin mezkûr maslahatlarla ta‘lîli yeterli düzeyde bilinemez. Usûlcülerin illet tasavvurlarının kelâmcıların illet tasavvurlarını yansıtması buradan kaynaklandığı gibi, usûlcülerin ta‘lîl anlayışlarının kelâmcıların ta‘lîl anlayışlarını yansıtması da buradan ileri gelmektedir. Çalışmamızda felsefi ta‘lîl konusu da hatırı sayılır bir yer işgal etmektedir. Zira kelâmî ta‘lîlle felsefî ta‘lîl arasında sıkı bir etkileşim ve diyalektik söz konusudur. Nitekim kelâm ilmi İslâm inancını savunmayı amaç edindiğinden İslâm’a aykırı bulunan her türlü muarız fikir ve akımlara karşı koymakta ve savunduğu inançları yansıtıp temellendiren argümanlar geliştirmektedir. Bu kabil fikirlerin neşet ettiği kaynaklardan biri de felsefî görüşlerdir ki felsefî ta‘lîl -tümüyle olmasa da- bu görüşler arasında yer almaktadır. Çünkü felsefî ta‘lîl kelâm ilminin kabulleri açısından mahzurlu sayılan bazı hususları barındırmaktadır…